Türkiye’de araç sahiplerini yakından ilgilendiren muayene sisteminde köklü bir değişim kapıda. 2027 yılı itibarıyla TÜVTÜRK dönemi sona ererken, ihaleyi kazanan MOİ ortak girişim grubu bünyesindeki Turka, yeni hizmet standartlarını kamuoyuyla paylaştı. ABD merkezli araç muayene devi Opus’un CEO’su Lothar Geilen tarafından yapılan açıklamalara göre, teknoloji odaklı yeni sistemle istasyonlardaki bekleme süreleri minimize edilecek. İlk etapta 250 sabit ve 80 mobil istasyonla hizmete başlayacak olan yeni oluşum, otomasyon sistemleri sayesinde araç başına düşen işlem süresini önemli ölçüde kısaltmayı hedefliyor. Kamyon gibi ağır vasıtaların muayene sürelerinin yarı yarıya indirilmesi planlanırken, sürücülerin en büyük şikayeti olan randevu ve işlem yoğunluğuna teknolojik çözümler getirilmesi bekleniyor.
Araç muayene hizmetlerinde uzun yıllardır tek yetkili olan TÜVTÜRK’ün sözleşme süresi doluyor. Yapılan ihaleyi kazanan Turka, 2027 yılından itibaren Türkiye genelinde muayene işlemlerini devralacak. Mevcut sistemdeki eksiklikleri gidermek amacıyla yola çıkan yeni şirket, operasyonel hazırlıklarına Şubat 2026 itibarıyla hız verdi. Şirket, devir teslim sürecine kadar altyapı ve personel eğitimlerini tamamlamayı hedefliyor.
Opus CEO’su Lothar Geilen’in açıklamalarına göre, hizmet kalitesini artırmak için istasyon kapasitelerinde artışa gidilecek. İlk aşamada 250 sabit istasyonun devreye alınması planlanıyor. Ayrıca, uzak noktalardaki araç sahiplerine ulaşmak için 80 mobil istasyon kurulacak. Toplamda 850 hat ile hizmet verilerek, hükümetin talep ettiği kapasite artışı karşılanmış olacak. Bu genişleme, istasyon başına düşen araç yoğunluğunu dengelemeyi amaçlıyor.
Yeni sistemin temel hedefi, araç başına düşen işlem süresini en az yüzde 10 oranında azaltmaktır. Gelişmiş otomasyon teknolojilerinin sisteme entegre edilmesiyle, fiziki kontrollerin hızı artırılacak. Ağır vasıtalar için mevcut sistemde 45 dakika süren işlemlerin, yeni dönemde 20 dakikaya indirilmesi hedefleniyor. Bu zaman tasarrufu, istasyonlardaki günlük araç kabul kapasitesinin de doğrudan artmasını sağlayacak.
Otomasyon ve dijital veri girişi sistemleri sayesinde, insan kaynaklı hataların ve gereksiz bekleme sürelerinin önüne geçilmesi amaçlanıyor. Randevu sistemindeki tıkanıklıkların, daha fazla hat ve teknolojik altyapı ile çözülmesi planlanıyor. Sürücüler, istasyonlarda geçirdikleri toplam sürenin kısalmasıyla daha verimli bir hizmet alabilecekler. Başta yoğun şehirlerdeki istasyonlarda hissedilecek olan bu hızlanma, sistemin öncelikli vaatleri arasında yer alıyor.